saatli maarif tatmini

Çarşamba, Ağustos 20th, 2008

yazıyordum. beni sevmeleri, seviyorlarsa daha çok sevmeleri, sevmiyorlarsa daha da çok sevmemeleri için yazıyordum. şimdi bunların hiçbirinin olmadığı bir yerde, ben; yedi yaşındayım. nemden sesi gürültüye boğulmuş, sarı bir dolby kasetin içinde, abisi mikrofonu kendisine ne zaman vericek diye mızırdanıp duran safça bir çocuk. bugüne kadar hiç hatırlamadığım, ağzımdan dökülmüş olduğunu bilmediğim, komik ve aynı kendim gibi bir kelimeyim şimdi: gudubanguuu!.. (sanki uzatarak “merhabaaaa!..” diyormuş gibi ama yabancı dilde tabi ki, kendimin yabancı dili) o yedi yaşındaki sesle aniden yüzyüze gelivermek, kahkaham iki sokak ötede yankılanmak için, kime çekmişim hiçbirimiz bilemedik.

* * *

- senin adını annemler kafadan atmış bi kere, sırf alp er tunga’yla uyumlu olsun diye öyle koyuvermişler.
+ benim adım ben doğmadan önce koyulmuş kızım, hazırmış hazır, seninkini asıl takvim yaprağına bakıp koymuşlar, o da isim kısmından değil günün yemeğinin adından nıhıhahaha!.. (abim gülüşlerini yazıldığı gibi güler)
- hiç de bile, babam benim ismimin anlamını biliyomuş, anlamlı anlamlı koymuş adımı.
+ sen onu benim saatli maarif takvimime anlat, bi gün önce doğsaymışsın adın gadife olcakmış, gadifeeee :D
- anne ya benim adımı nerden buldunuz cidden?
annem babama dönerek:
# takvimden mi bulmuşuz mehmet?
- ya anne yaaaaaaaa!..
+ gadifeeeeeeeee :D

* * *

balkonda kahvaltı yaparken tavandan aniden sarkan örümcek üstüne gelişen bir söyleşi:
+ arryyyt örümcek!
- sıpaydır men bana mesaj yolluyo kesin.
# ben şimdi alırım onu. (örümcek peçeteyle yakalanıp, doğal ortamına fıydırılır)
- vaay anne sende de var bi örümceklik!
+ annem sıpaydır men oluyomuş, “durun çocuklarım size on çeşit daha reçel getireyim mutfaktan, kfffuyik!” -reçel kaselerine doğru ağ fırlatıp kahvaltı masasına koyma efekti-
- ahahahahaaa, “vah yavrııııııım, ayağına terlik de mi giymedin, kffffffuyük!” -ayağa ağdan haroşo patik örme efekti-

* * *

# alper bugün bana ne demiştiniz, poko vumın mı?
+ ahahaa, anne ne poko vumın’ı ya, sıpaydır men, ama sana vumın da olur istersen.
- bence poko vumın iyi oldu anneme :D
+ “yavrım salatadan da ye, kuufuyik!” -kaşığı ağla tutarak ağza tıkma efekti-

* * *

# ..ama abin hep bi kız kardeşi olsun isterdi, o zamanlar ultrason da yok, ya erkek olursan diye her ihtimale alıştırmaya çalışıyoduk ama çocuk bi kız kardeş tutturmuş işte.
- allah allah, niye ki?
+ ben hatırlıyorum, balkonda duruyodum böyle bi gün, adem diye bi arkadaşım vardı, o da kız kardeşiyle el ele tutuşmuş yürüyodu o sırada, “adeeem nereye gidiyosun?” demiştim, “kız kardeşimle bakkala gidiyoruz” demişti, ben o günden sonra hırs yaptıydım benim de kız kardeşim olcak diye.
- abbaaaaov!

* * *

abim bizim evin serin olduğunu annemin ağzından vurgulatmak için anneme plaseyi usulca bırakır:
+ anne ama bizim ev akşamları nasıl oluyo?
annem affetmez, doksana çakar, şut ve gol! dudağını ısırarak:
# ayy… yaprak kımıldamıyor!

* * *

annem “bana çok benziyorsun yavrum” dedi, “sevdiklerine karşı çok hırçınsın, ben de gençliğimde öyleydim.” “öyle miydin anne?” diye şaşırarak sordum, “yerden yere vururdum..” dedi, ne zaman geçti diye sormadım, zira geçmiyor olabilir.

* jachin & boaz *

seating himself at her feet, the fool reads by the light of her crescent moon. finally, the fool knows enough that he can now decide what he wants, where he will go, and what he will do. though he suspects that the high priestess has even more secrets she could teach him -like what lies behind the pomegranate curtain- he is focused and ready to be on his way. thanking the high priestess, he heads off. but as he leaves he hears her whisper, quiet as the waters which bubble up from beneath her throne, “we’ll meet again.. when you’re ready to travel the most secret path of all.”

.

vermidon

Çarşamba, Temmuz 30th, 2008

.

eşya

Pazartesi, Temmuz 28th, 2008

öylesine ataletsiz, her türlü vektörünü -yer çekimi dahil- toplu iğne gibi panoya iliştirmiş, dünyanın neresinden hesaplasan momentumu sıfır, yok değil, varlığın en tahammül edilemez, en rahatsız edici raddesinde.

.

everything is something happened

Çarşamba, Temmuz 9th, 2008

.

senden çocuğum olsun istiyorum

Cuma, Haziran 27th, 2008

[bu haftaki ekstra mesai saatlerimin 4. gününün sonunda, 20.18 cuma]
ekstra on iki saat, oniki, twelve, zwölf, xii
4 gün önce çizilen gif
4 gündür sol gözde aralıksız seyirme
pazar günü batman

.